uyandım yine seni düşündüm
gece yarısı hasret bastırmaları
zorladığım buruk cümlelerim yar
geldik mi son olan yola
bu ağrı çok ağır sol tarafımda kendimden daha ağır bi çöküş
gel me bal gözlerin de iyimser bi gül olmasın
tek hissettiğim yorgunluk, uyandım çok fena çok derin uykudaydım
dert etme iyiyim hasret için görüşler çok kısa yalın bi yol
çok tasa .........................
geldik yolun sonuna , çok zor oldu gidişlerim çok ağır olcak
sana senden ziya de
şimdi dalganan yeni cemre rüzgara savruk
kendi haline savunmasız içimde senden hülasalar yıkık bi şehir
uyandım ve seni düşündüm öylece.
28 Kasım 2009 Cumartesi
öylece
01 Kasım 2009 Pazar
gönlümün daraldığı şu vakit yine dünki o saatlerde bir sonuca varamadık
neden böyle oluyor derken isyan mı ediyorum
kader diyoruz
biz buna doğrumu diyoruz o bilinmez
ben gönlü hüzünlü kalbi buruk
yaşamayı öğrenmeliyim her defasında sonuca ulaşmak istesemde
olmuyor
bunun bu sürüncemesi niye böle bunu anlamak istiyorum
odam karanlık gündüz vakti tıpkı en güzel yaşımdaki hüznüm gibi
Allahım herşeyde bi hayır var ve ben aciz kulun bu girdaptan çıkamıyorum
ne yapmalıyım sonunda en mutlu ve en hayırlı çıkarak sonuca ne vakit varacam
Rabbim gönlümdekini bilen sensin tez hayırlı bi sonuç nasip eyle amin..
01 Ekim 2009 Perşembe
duamdasın
seni aklımdan geçirmedğim gün yok günlerimde
nasıl oldu bu böyle sensiz günler ne çok ,senle geçirdiğim ne çok isteğim karşılığı sen oldun nesin sen..
çamlıca da ensevdiğin yerden baktım senin gözlerinle şehri yara
yanıma baktım yoktun. sonra binmediğm dediğin durakalardan birinde bir vasıtanın içinde yüzünü gördüm. uyuyordun .Allah teala seni görmemi sağladı.
okadar görmek istiyorum ki seni..
yanımda kal gitme ne olur.kayıbım , ruhum inceldi, gözüm nemli,
gelmez misin, yaz yine bitti, yine yeni dönem ,sol yanımda sızı
içimde senli sensiz günler
çok ağırlaştım Allahım ,karıncaya merhamet eden Rabbim bana seni gerek
bu sevda ne zor
onu istemeyi kalbimden almayan Rabbim yardım et.
bana onu hayırlı kıl, sabrı bana yoldaş eyle tez bir sonuç ver kalbime
hayatıma. amin
03 Ağustos 2009 Pazartesi
...
güneşli güzel bi gün bugün ışıltısı cam da , ışıltısı su da, bu gün
bana sorma görüyorum ama hissedemiyorum , bilemiyorum nedir bu mana
sessizliğe birde ben eklendim , gönül vazgeçemiyor vazgeçtiklerinden
sen elinme olmayan bi istek ben sana gelmeye hazır da bekleyen bi yürek miyim
ne zaman sevgini hissederim gönlümde ne zaman ,,,
yaşıyorum da yaşadığımı anlamadan , nerden gördüm seni nerden gitti ayaklarım yanına olacağa çare yok mu desem bile geç olmuş
bu beklemek neden ,, bu sessilik çok ağır düşer içime ağırlaşıtırır beni kimse ye söylemem söyleyemem seni ben , adı bile yok adsız sahipsiz bi yerdeyim
hayata dair çok sebebim var yalnız , tek sabibiyim kendimim ,ne olacağını bilmeden yazan umarsız kızım kendi halinde ...
tercümeye , lisan doktoru lazım arzıma gelen sen nerdesin demeliyim mi..
lisana ikrar kaç kere
daha ne çok yazarım daha ne kadar hayal kurarım , daha kaç bahar geçer buralarda
bilmek istiyorum , meçhule gitmeyen günleri, vazgeçemedim vazgeçemediğimm..beklemelerdeyim neyi beklediiğimi bilmeden..
lütfen gel artık ...
01 Mayıs 2009 Cuma
kayıp hürriyetimin şuçlusu "zaman"
kayboldum kendi içimde ,ayna ya bakınca bu yabancı kim diye soruyorum
çözmeye çalışmıyorum , yüzümdeki izlerden çıkarmak bile istemiyorum
bu kayboluş bu kayıp hallerim görmek istmeyişimdendir seni
kendime baktıkça ne çokta görüyorum seni , uzun zaman çok uzun yollarımız var çok da sinirliyim , kızgınım ve hırçın
kaybettim çok uzun zamandır bu bulamadığım o tılsımı kaybettim ayna da ,yollaarda
görmek istemeyişim bundadır.
kendimi bulunca seni görememek beni inciticek bu hırçınlığımı ,asi bakışlarımı
tembel hallerimi , uykusuz hallerimi onu uykuyla kapamak halimi sevmiyorum
aynadaki halimi , benim ben olmayan halimi sevmiyorum ve yaşamaksa solgun çiçeğin açmayan mevsim hali..
onun içindir ki kayıbım bu kalabalık kentte kimi zaman öğretmen oluyorum
kimi zaman öğrenciyim sürekli rol değiştiriyorum
kimi zaman zamanda yolcukluk halinde otobüsün demirini sımsıkı tutmuş sana geliyor halde evine yürüyen bi vakur kız halleri
hüznü saklamış saçlarına rengini beyaz çalmış, büzülmüş dudakları bi isyanın kıpırtısı
kaşları kalkınca hayır demeye bile gerek duymayan o halimi tanımak isteemezsin ya
aynada bunları görmek istemiyişim senden bilesin ,,, nasıl bileceksin ki sanki
o dasın kocaman penceresinde sürekli kapalı perdeleri için deki kapanmış duyguları kendime benzetmek istemiyorum.." tıpkısı" kayıbım zamanın elinde mekansız
kayıp hürriyetimin tek şuçlusu bu uzun zaman oldu
şuçluyum ve çekiyorum zamanı..
"söyle"
Yağmur eşlik ediyor sessizliğime , yaz(ğ)makta istemiyorum tıpkı yağmur gibi ,sağanak şeklinde dökülüyor sayfama damla damla kelimeler..
uzun zaman oldu çok uzun zaman ...
damla gözüme soğuk ruhuma eklendi.
melankoli bi zaman içindeyim ; kendime acıyorum ,
üşüyorum kalabalıkta, hislerimi her defasında difrize sokup çıkarmaktan kimyasını bozuldu ....
bekliyorum neyi bile beklediğimi bilemeden ..
yaşıyorum neden yaşadığımı bilmeden..
bu yağmur , bu sessizlik içime dokunuyor..
üzülüyorum ağır bi vaka gibiyim , umudum :güneşi senin gölgende seyir etmek..
bu dar zaman, istekleri bitmeyen kanunlarının herşeyin ötesinde sana verilen zamanın hesabını bırakıyorum sessiz akşam üstüne..
gönlüm hicran yağmuruu ile el ele başka yönlere senin rüzgarınla savruluyor.
gitme demek ne kadar geç ,bırakma beni buralarda demek ne zor
alıştım alışılmayacak şeylere bile
bana bıraktın bu haksızlığı "sana hediye ediyorum"
git artık gönlümden git yoksa ben bu hüznü kaldırmaıyorum
serpilsin içime baharın o kıvılcımları, ellerim titrese heycanından
kalbim atsa yeniden sana o bekleyişin heycanı görmenin mutluluğu sarsa ve hiç bitmese ve bahtiyar olmanın huzuru gönlüme yerleşsse ne olurki çokmu şey istiyorum
söyle... susma
04 Nisan 2009 Cumartesi
çok bilinmeyen
bu gece karanlık
karşımda duran saat
zaman karanlık sağımda gökyüzüne açılan pencere karanlık
gözüm gece olmuş, sesim boğulmuş gece ikindisine
kelimer siyah yazılmış beyaz zemin üzerine
sen sessiz yalnız koyu bir denizin oortasında
hislerim ,hissizliğim duyarsızlığım hep bi sancı
adı yok zahmeti kendini delen bir duygu
boğuluyorum ge ce ye
acı dı içim karanlıkta sesim sesine hasret bu leyl de
kaç dakka kovalar günü , kaç gün kovalar ayları bilmem ama
bildiğim bu kelimeler bu kadar manalı olmamıştı bu nisan gecesinde
bi yandan neyi beklediğmi bilmeyen ben bi yandan çok bilinmeyenli hayat
aslında çarpıldım belkide bölündüm hasılı ayrıldım
şimdi ise toplamalardayım çıkarmaksa o çoktan bitti..
